home E-Commerce & Web, Yazdı & Yorumladı Dijital Sohbet’in evrim tarihi: ICQ’dan Whatsapp’a

Dijital Sohbet’in evrim tarihi: ICQ’dan Whatsapp’a

Aşağıda ki sohbet programları logoları tanıyorsanız ve kullanmışsanız, söylemem lazım yaşınız 30’un benim gibi üzerindedir. 

1990’larda çocuk ve ergenliğini yaşayanlar anlık mesajlaşma programlarının tadını almış ve şuan ki sosyal medyayı daha az heyecanlı ve zevkli buluyorsanız korkmayın yalnız değilsiniz. “ICQ” ve “AIM”, “MSN” ve “mIRC” yazdıktan sonra size asl pls yazsam size çok nostaljik, yeni nesile ise anlamsız gelecektir.  Yazıyı yazdıktan sonra kendimi dinazor gibi hissetmem iyi olmadı fakat kendi adıma gayet keyifli bir yazı oldu.

1990’ların sonlarına doğru hayatımıza Internet ve World Wide Web diye iki kavram dahil oldu. Tanımadığımız insanlarla iletişim halinde olmanın yolu şuan faks sesi olarak bilinen doğrudan sabit telefona bağlı 56K modemlerin dakikalarca hat almaya çalışması ile açılmıştı. 56K’yı bilmeyenlere örneklemem gerekirse video falan hak getire bir mp3 dosyasını indirmek bir kaç saat sürebiliyordu (şuan Spotify ile müzik açmak sadece 1-2 saniye). Ünlü isimlerin oynadığı İnternet sağlayıcı reklamlarını halen hatırlıyorum; Kokoreçi rolünde Şevket Çoruhlu, Internet’i bilmeyen Banu Alkanlı Ixir.net ve rahmet Kemal Sunal’ın oynadığı e-kolay.net en popüler olan sağlayıcı ve İnternet portallarıydı. Portal kelimesini özellikle kullanıyorum bu yıllarda portal siteleri önemliydi çünkü Google henüz hayatımızın en ince kılcal damarına kadar girmemişti ve hatta Matrix bile yeni çıkmıştı o derece eski yıllar. Ben hemen hemen tüm servis sağlayıcıları hatta Eskişehir’e özel olan Sanayi Odası’nın eso-es.net dahil hepsini kullanmıştım. Yazının altında ixir ve e-kolay’a ait iki reklamlarında videolarını bulabilirsiniz.

Sohbet programlarının atası AIM ve ICQ

AIM ve ICQ anlık mesajlama / sohbet programlarında 
(instant sessengers) ilk çıkanlar olması sebebiyle Dünya çapında en popüler olmuşlardır. Fakat sohbet programlarının ilk denemeleri Commodore ile oyun oynayan nesiller bile belki bilmediği bir sohbet programı 1985 senesinde “Commodore’s Quantum Link” ya da “Q-Link” adı altında oyuncuların birbiri ile iletişimini içeren bir ağ sistemidir. Q-Link adını 1991 yılında AIM’in yaratıcı olan American Online (AOL) olarak değiştirdikten sonra 1997 yılında AIM mesajla sistemini tanıtmıştır. ICQ ise 1996 senesinde İsrailli faaliyetli şirket olan Mirabilis tarafından piyasa sürülmüştür. 1998 senesinde ise AOL Mirabilis ve ICQ’yu satın alarak bu alanda büyük yatırım yapmıştır.

MSN (Hotmail) ve Yahoo’nun doğuşu ve Türkiye’de popüler olması

Türkiye’de Internet kullanımının halka inmesi yazının başında anlattığım üzere 1990’ların sonlarını bulmuştu, MSN ve Yahoo’da bu yıllarda sohbet programlarını çıkarması ile birlikte ülkemizde en çok kullanılan program olmuştur. Şuan Google kaynaklı Gmail daha popüler olsa da Türkiye’de hotmail.com mail adresi olmayın genç sayısı ben dahil olmak üzere çok ufak bir azınlıktık 🙂 

1998 senesinde ortaya çıkan Yahoo! ‘nun Internet sitesine gömülü şekilde Yahoo Pager isimli mesajlaşma sistemi daha sonrasında Yahoo Messenger olarak değişmiştir. PC’ye yüklenmiş programlar arasında (Whatssapp dahil) Türkiye’nin gelmiş geçmiş en çok kullanılmış anlık sohbet programı MSN Messenger ise 1999 yılında piyasa çıkmış ve 2011 yılında kadar 300milyon’dan fazla aboneye ulaşmış olsa da İnternet kullanımında mobilin daha öne çıkması ve 2009 yılında Whatsapp’ın çıkması hatta SMS’in bile önüne geçmesi ile birlikte artık, MSN tarihin karanlık sayfalarına gitmiştir. Yine buradan bana bol bol titreşim gönderen ve dinlediği müziği anlık durumuna yansıtan samimi dostlara ve MSN’e selam olsun.

Yahoo! ülkemizde messenger / sohbet programı olarak çok tutmadı bunun temel sebebi Hotmail.com’un Türkiye’de daha yaygın oluşu ve Yahoo’nun uzun yıllar Türkçe hizmet sunmaması. Yahoo benim içinde sadece e-posta hizmeti ve tavla başta olmak üzere online diğer oyuncularla oyun oynama platformu olarak kaldı.

mIRC Efsanesini unutmak olmaz

Sohbet denilince akla mIRC’den bahsetmemek olmazdı, Internet Relay Chat serverları üzerinde sohbet etmeye yarayan bir programdı. 1995 yılında Filistin ve Suriye kökenli İngiliz programcı Mardam Khaled Bey tarafından yazılmış ve yayınlanmıştır. mIRC adı görüldüğü üzere (M)ardam Khaled Bey (I)nternet (R)elay (C)hat’in kısaltmasıdır. 

mIRC efsane yapan herkesin kendi sohbet kanallarını ve serverlarını açabiliyor olmasıydı. En meşhur olanlar #Dalnet server’ına bağlı #Zurna kanalıydı bazen bir kaç bin kişi aynı anda sohbet edebiliyordu. Bu kanallarda yetkili ya da admin olmak oldukça havalıydı. mIRC aynı zamanda açık kaynaka müsait olması sebebiyle mIRC Scripting olarak kodlama alanı da oluşturmuştur. Bugün popüler olan bir çok tasarım ve danışma şirketlerinin kurucularının hemen hemen hepsi bu kanallarda vakit geçirmiştir 😉

2000’li yıllar: GoogleTalk, Skype, Whatsapp ve Facebook

2000’li yıllarda Internet hızı, mobilleşme ve etkileşimi artıkça insanların alışkanlıkları gibi sohbet programları da değişime uğradı. Google Talk 2005 yılında yayın hayatına merhaba demiştir, Gmail ile birlikte yayılsa da sosyal medya kavramının gelişmesi sebebiyle belirli bir kitleye ulaşmaktan öteye gidememiştir. Şuan Google+ entegre edilmiş şekilde halen var olmaktadır. 

Webcam ile konuşmak denilince akla ile gelen 2003 yılında hayatımıza girmiş Skype gelmiştir. Uzaklarda yaşan milyonlarca insan ücretsiz şekilde birbiri ile konuşmanın keyfine varmıştı. Skype önce 2005 yılında eBay tarafından 2.5 milyar USD’ye daha sonrasında 2011 yılında Microsoft’a 8.5 milyar USD’ye satılmıştır. Microsoft’un desteği ile bugün şirketlerin iç yazışma sistemi olarak en çok tercih ettiği sistem olarak 350milyon’dan fazla kullanıcıya ulaşmış durumdadır. Bugün Whatsapp ile birlikte mesajlaşma programlarını domine etmektedir.

Facebook, çok anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum. Dünya’nın nüfus dairesi gibi çalışan bir kurumun messenger sistemi 2008 yılında ortaya çıkmıştır. Skype ile birlikte entegre çalışabilen program Facebook’un gücüyle kullanması olmazsa olmaz durumundadır.

Facebook’u daha önden yazmamın sebebi Whatsapp’ında sahibi olması sebebiyle (2014 yılında 19 milyar USD’ye satın almıştı) aynı kapıya çıkmasıdır. Bugün SMS’in sadece reklam ve banka mesajlarından ibaret kalmasına sebep kalacak kadar hayatımıza girmiş olan Whatsapp 2009 yılında kurulmuştur. Bugün 500 milyondan fazla kullanıcının cebinde ücretsiz mesajlaşmanın dominant tek kaynağı olan program, Dünya çapında GSM operatörlerinden her sene 35-40 milyar USD (eğer ücretli olsaydı) almalarına engellediği söylenmektedir. Benim şahsen grupları sebebiyle çok sevmediğim bir program olsa da resim vb. paylaşımların kolaylığı ve iş hayatında anlık toplantı dahi yapmaya el vermesi sayesinde arkadaş ortamlarından, en büyük patronlara kadar herkesin en özel hayatının tüm içinde. 

Sonuç: Eski sohbet programları mı yoksa yeni sohbet programları mı daha iyi?

Yeniliklere her zaman açık biriyim, yeni programların ve teknolojinin hızı çok kıymetli ve değerli olsa da benim oyum eski sohbet programlarından yanadır. Bunun sebeplerini madde madde yazarsak;

  1. Samimiyet: Internet ortamı kişi sayısı olarak daha özel bir kitleye sahipken daha huzurlu ve güvenilir bir ortamdı. Buna bağlı olarak daha samimiyet vardı. Kıbrıs’da okurken birbirlerini sadece nick name (kullanıcı adı) olarak bilen 60-70 tane kızlı erkekli insanın gerçek hayatta buluşmaya gelebildiğine şahit oldum. Şuan 3-4 arkadaş aynı masada sohbet dahi edemiyor, çünkü sadece 5dk evvel yükledikleri Instagram ve Facebook fotoğralarını kimler beğenmiş onlara bakıyor.
  2. Kişiye özel olması: Şuan ki sosyal medyanın tüm sohbet programlarını, forumları, ve bir çok Internet sitesini piyasadan silmesinin en büyük nedeni herkesin kendi özel alalını oluşturmasına ve kişileri öne çıkarmasıdır. Örnek; eskiden forumlar vardı sohbet programlarında takılan hemen hemen herkesin ilgi konusuna göre takıldığı bir forum mutlaka olmuştur. Burada herkes her konuda özgürce konuşabilirdi (yazabilir), yeni sistemlerde sadece arkadaş üzerine kurulu ve kişiye özel kapalı bir ortam. Internet’in çıkış noktası sonsuz özgürlük ana fikrine bence ters bir durum. Maalesef Internet her gün daha özgürlükten uzaklaşıp tekelleşiyor.
  3. Alternatifsizlik: Akıllı telefonların çıkış noktası neydi? İş adamlarının ya da iş hayatını daha kolay hale getirmesiydi. Son 10 yıldır artık sadece normal günlük kullanıma yönelik modeller çıkmaktadır. Peki 10-15bin TL olan telefonun kamera, harita özelliği dışında hangi özelliğini kullanıyoruz? Bugün Internet denince akla Facebook, Instagram, Twitter ve Google’a Google yazmak dışında ne yapılmaktadır? Benim dışında Türkiye’de blog yazıları okuyan en az 1000 adam kalmamıştır. Alternatifsiz bir sanal alemde Facebook’tan o kadar sıkılmışım ki 2006 yılında üye olduğum sitede ki profil fotoğrafımı en son 2 yıl evvel değiştirdiğimi dün fark ettim. 

Bonus: Geçmişin efsane yerli siteler ne alemde?

Yazının başı nostalji doluydu sonunu da öyle kapatalım. Aşağıda ki paylaşmış olduğum 56K modemli Internet sağlayıcılarının reklamlarının çıktığı zamanlarda bizim efsane Türk sitelerimiz vardı. Örnek Mynet, halen mevcut sitedir şuan daha çok haber ağırlık devam etsede, 2000’lerin başında birebir Yahoo’yu kopyalaması ile meşhur olsa da sonradan özgün oldu. Eskiden çok iyi bir oyun ve sohbet ortamı olan Mynet.com şuan için eski popülaritesi olduğunu söylemek çok doğru olmayacaktır.

Google gibi bir kavram yokken bizim yerli Arabul.com vardı şuan içinde var ama yok sayılabilecek bir durumda.

ixir.net reklamı
e-kolay.net reklamı Kemal Sunal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.