home Hayata Dair Neler Yaptı? Swansea ve İngiltere’de ilk günüm

Swansea ve İngiltere’de ilk günüm

Bu yazının normalde Ekim 2011 senesinde yazılması gerekiyordu, iş güç evlilik derken epeyce beklemiş. Yakın çevremin bildiği bir hikayedir aradan 7 yıl geçmiş ama halen net şekilde hatırlıyorum. Yüksek lisans için Birleşik Krallık’ta yer alan Swansea / Galler’e gittiiği kısa biografi sayfasında belirtmiştim. Yurtdışı tecrübem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’ini saymazsam yoktu bu sebeple biraz çekinceyle olsam bir cesaret ile 2009 senesinin başlarında gittim.

İngilizce olarak kendimi yeterli görüyorum ama yinede gitmeden evvel harıl harıl Londra Heathrow Havalimanı’na indikten sonra nasıl giderimin planlamasını ve araştırmasını uzunca yaptım. Ve beklenen gün geldi uçaktan indim işte o kritik nokta pasaport kontrolünde derdimi anlatabilecek miyim korkusu aldı. Şuan kurduğum cümleleri hatırlamıyorum ama bir tek lisede oynadığım basketbol amatör lisansımı göstermediğim aklımda kalmış. Neysee uzun süreli vize sağ olsun (bilen bilir buranın vizesi zordur) kendimi Londra sınırlarına kendimi akşam 8 civarında dahil ettim 🙂

Londra – Swansea otobüsü

Hazırlığım tamam yolculuk araştırılması da yapıldı, tabi ki ben alılık olmayan yerde durmaz ya tren hiç aklıma gelmedi için tüm planlamayı otobüs üzerine yapmıştım. Neyse FirstBus dedikleri oranın KamilKoç’unun (çok az firma var) yazıhanesine gittim ve ilk talep cümlemi kurdum. “Can i’ve a ticket to Swansea please” siyahi arkasdaşım kafayı kaldırdı aynen şunu söyle “Üzgünüm ilk otobüs sabah 6’da beklemek isterseniz bileti vereyim” dedim baba dur orada ben araştırdım geldim şuan saat 20:00 ve 22:30’da bir otobüs olması lazım. Adam baktı otobüs var ama Stanstead Havalimanı’ndan buradan son otobüs gitti şeklinde yaklaştı. Stanstead’e uğrayan herhangi bir otobüs kalmıyor mu değince mavi ekran verdi arkadaş 🙂

Muhtemelen bir havalimanından diğer havalimanına şehirler arası otobüsle giden ilk ve son kişi olmuş olabilirim. Adama mantıksız gelse de sonrada anladı, neyse aktarma sonrası Swansea otobüsünü yakaladım bavulu verdim ve otobüse geçtim. Bu süreç sarfında uçaktan indiğim 3 saat oldu ben su bile içmemiştim, daha doğrusu büfeler kapalıydı bir tek vending otomatları vardı fakat benim bozuk param yoktu. Kimseye de güvenemediğimden bozdurmadım. Neyse otobüse binerken nasıl olsa ikram vardır ya da bir yerde mola verir diyerek otobüs yolculuğu başladı. Kamil Koç vb. bizim otobüsler gibi sandım ama arkadaşlar tuvaleti de otobüsün en arkasına sokmuş hiç durmadan susuz şekilde 4-5 saat boyunca Swansea’ye gittim.

Kan çekiyor bilmediğin şehir ilk olarak Türk kıraathanesi bulabilmek

Gece karanlığında Esenler Otorgar’ının karanlık sokakları gibi bir yerde şoför durdu ve Swansea şeklinde seslendi. Dedim hadi macera başlasın, ama sokakta kimse ye gece 2-3 olmuş sadece 3-5 tane evsiz var. Benle birlikte inen insanlarda biranda ortalıktan kayboldu. Biraz yüreyim bir yer bulurum düşüncesiyle 10dk kadar yürüdükten sonra bizde ki mini market ayarında “Spar” market gördüm direk içeri daldım daha kasaya giderken suyu bitirmiştim bile adama boş şişeyi uzatıp para ödedim. O sırada üst kattan gürültü geliyordu kalabalık bir grup sohbet ediyor ama ne olduğu anlaşılmıyor. Daha sonrasında üst katta olan mekanın Türk kıraathanesi olduğunu öğrenmem benim için ayrı bir şok oldu. Kos koca yol git ilk girdiğin yer kıraathane olsun 🙂 Daha sonrasında maç izlemek için gittim mekan oldu çok iyi ve sağ olsun yardımları dokunan insanlarla tanıştım.

Konuyu dağıtmadan devam edeyim, sabah olmasına daha çok vardı ve okula yurt için gitmem için en az 7-8 saat vardı, bavul ile avere gibi dolaşmak olmazdı. Market sahibine taksi nasıl bulurum dedim bu saate zor ama caddeden geçenlerle şansını dene dedi. Bir süre bekledikten sonra beyaz bir Skoda durdu. Adama yorgunlukla beni temiz ve ucuz bir otele götür dedim. Önce bir algılamadı ama yabancı olduğumu anlayınca bir otele bıraktı. 4-5 saat uyku için 25 pound ödemiştim hiç unutmam 🙂 Otel ama karanlık kim bilir nereye getirdi derken sabah karanlık dediğim yerin okyanus olduğunu görünce adama boşuna söylendiğim için üzüldüm (kendisinden özür diliyorum).

Sonuç olarak ertesi gün başarılı şekilde kayıt oldum, bana ilk 3 gün yurt bulamayıp otelde kaldırmak zorunda bıraksalar da Swansea’de ki ilk survivor hayatıma başarılı şekilde başlamış oldum. Okuduğunuz için teşekkür ederim, vakit oldukça ilginç hikayelerimi yazmaya devam edeceğim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.