home Yazdı & Yorumladı Eskişehir’in Tüm Sorunlarının Kaynağı “Porsuk Çayı”

Eskişehir’in Tüm Sorunlarının Kaynağı “Porsuk Çayı”

Günlük olarak Eskişehir ve Eskişehir’e dair farklı görüşlerde ki tüm yazıları okumaya özen gösteririm. Eskişehir’in hemen hemen tüm konuları çözümsüz toplantılardan ibaret olması sebebiyle çok uzun süredir şehir ve şehrin sorunlarıyla ile ilgili yazı yazmıyorum. Bu yazıda da hiçbir konuya değinmeyeceğim çünkü sorunun kaynağını tespit ettim.

Şehirde herhangi bir konu gündem olunca mutlaka X ve Y olarak iki taraf oluyor. Bu denge su terazisi gibi X olan Y ve Y olan X tarafına konuya göre değişebiliyor. Bunun sorunu Eskişehir’in her tanıtım görselinde, her yazısında yer alan Porsuk Çayı’dır!

Eskişehir’in tanıtımında genelde Sakarya Nehri’nin bir kolu olan Porsuk Çayı 450 km uzunluğunda olup, Eskişehir’i Odunpazarı ve Tepebaşı olarak ikiye ayırır. Porsuk olmasa aslında her konuda anlaşacakmışız 🙂 İşin gırgırı ve dikkat çekmesi bir yana; Twitter’da sağ olsun herkes her konuda uzman olduğundan, Eskişehir’in son 1-2 aylık gündemlerini / konu başlıklarını alt alta koyduğumuzda şehrin adının “Eskişehir” olması dışında anlaşabildiğimiz bir konu yok..

Eskişehir Porsuk Çayı, Eskişehir’i Odunpazarı ve Tepebaşı İlçeleri olarak iki ayırır

Eskişehirspor

Netflix’e doğru pazarlaması yapılsa futbolda ki tribün kültürünün en etkili belgesellerinden birinin konusu bizden çıkabilir ama tabi ki öncelikle takımın adı dahil olmak üzere herhangi bir konuda anlaşmamız gerekir. Son 10 yıldır, özellikle forum sitelerinin inaktif hale gelmesi (kısmen önleyici önlem onaylı kullanıcı yazabiliyordu) sonrası Twitter’da Halil’ci vs Mesut’cu, Yeni ESES vs Eski ESES, vb. birçok konuda sadece birbirimizi hırpalayıp duruyoruz. Eskiden tribünün tek derdi çekirdekçi taraftardı.

Üniversite

Pandemi döneminde şehrin ekonomisi ve şehrin sağlık durumunun karşılaştırıldığı konuda bile taraflar birini dinlemeden etmeden kılıçları çekti. Bunun için oluşturulmuş bir konsey yok, herkes haklı ama çözüm yine yok. Mantıklı özeri sunmak isteyenleri zaten dinleyen yok, kimin sesi daha çok çıkarsa.

Kalabak Suyu

Gelelim Eskişehir’in en gergin konusuna; yazının başında belirttiğim üzere yorum katmayacağım. Eskişehir’in markasını savunana, siyasi görüş olarak ters olanlar saldırıyor. Mantıklı eleştiri sunana Eskişehir düşmanlığı yapılıyor. Çözümsüzlük devam ediyor, çözümü belki çok basit ama X ve Y bir araya gelemiyor.

Gazetecilik

5 yıl önce Eskişehir: Bana bir portal lazım!” yazısını yazmıştım. Bazı yeni siteler açılsa da 5 yıldır değişen bir konu yok halen Eskişehir’e bir portal lazım. Geçen gün merak ettim sayabildiğim kadarıyla 20’ye yakın Eskişehir Haber sitesi olmuş. Baktığımızda 1-2 tanesi hariç özgünlük olarak tamamına yakın aynı haber sistemi, aynı haberleri farklı başlıklarla sunup duruyorlar.

Gelmek istediğim asıl konu, Gazetecilerde seferoğulları ve tellioğulları olarak ikiye ayrılmışlar. Bir kısmı dernek kurdu, bir kısmı da anti-dernek oldu. Sonuç bir araya gelip Eskişehir’in yararına bir kampanya yapan yok.

Çevreyolu

Belki de Eskişehir’in halkının anlaşmaya yakın olduğu ikinci konu olmaya çok yakın ama çevre yolu kuzeyden mi geçsin yoksa güneyden mi şeklinde ayrılmayı başarabiliyoruz. Eskişehir’in demir yolu kenti olduğunu ve ilçelere giden bir tane bile hat banliyö olmadığını şimdi hatırladım, neyse hatırlatmayalım bu sefer banliyö önce nerede dursun diye ayrılabiliriz.

Uzun lafın kısası, suçluyu Sherlock Holmes 26 şubesi olarak şak diye bulduk. Hep bu Porsuk Çayı yüzünden, şehrin biraz uzağından geçseydi süper ötesinde her konuda birbirine saygılı ve uyumlu bir kent olacaktık 🙂 İşin ciddiyetini kavramazsak ve bu kafa ile devam edersek; yeşil vadi komşu kentlerin elinde olacaktır. 10 yıl sonra onlar nasıl gelişmiş biz nasıl geride kaldık analizi yapacağız diyeceğim ama onda da ikiye bölünürüz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir